Ahşap gemi modelciliğine başlamak hiç planladığım birşey değildi. Bir bayram sohbeti sırasında aniden karar verdim. Aslında ahşap işlerine çok yabancı değildim. Özellikle lise çağlarında, amcamın marangoz atölyesinde çıraklık yaptığım günlerin bu işi çabuk kavramama katkı sağladığını düşünüyorum.
Bende çok eski sayılmam bu konuda ama yeni başlayacaklar için birşeyler yazabilecek kadar yol aldım. Amacım tabi ki ustaların arasında ahkam kesmek değil. Sadece, kısa bir süre önce başlamış da olsam tecrübelerimi paylaşabilmek ve bu hobiye yeni insanların katılmasına az da olsa katkı sağlayabilmek.
Genel olarak bilinen önerilerden önce kendi tecrübelerimden biraz bahsetmem sanırım konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.
Ahşap gemi modelciliği serüvenim Karadeniz Sürmene Takası ile başladı. Kit olarak başladığım bu model çabucak yapacağımı düşündüğüm bir modeldi. Ancak ahşaba aşina olmamın, gemi modeli yapabileceğim anlamına gelmediğini tecrübe etmem çok zamanımı almadı. Sadece el becerisine sahip olmak veya geçmişte benzer hobilerle uğraşmış olmak gemi modeli yapabilmek için yeterli değildi.
Sonrasında farklı bir model olan Albatros (ki ustalara göre her modelci Albatros’u birgün mutlaka tadacaktır) modelini yaptım. Taka’da dört ay uğraşmama rağmen edindiğim tecrübeleri Albatros’a kısmen yansıtabildim. Çünkü her model birbirine benziyor gibi gözüksede yapmaya başladığımda hep yeni şeylerle karşılaştım. Albatros’un bitişi de yanlış hatırlamıyorsam yine 4-5 ay civarında bir zamanımı aldı.
Sonrasında ilk ciddi tecrübem Muavenet-i Milliye modeli idi. Aynı anda iki gemi yaparak el alışkanlığımı artırmaya çalıştım. Tabi ki her yeni modelde olduğu gibi yine ciddi sorunlar, yapılamayan aksesuarlar, bir türlü bitmeyen zımpara-macun işlemleri, boya uygulaması. Yani aslında modelin bitmeden bitmediğini, basit işler olarak düşündüğüm ve iki gün sürer dediğim işlerin günlerce hatta haftalarca sürdüğünü bir kez daha tecrübe ettim.
Şu anda da Nusrat Mayın Gemisi’ni yapmak için çalışmalara başladım ve biliyorum ki yine yeni şeyler öğreneceğim, yine bazı aksesuarları yapamayacağım, yine bitti dediğim noktada yeniden başlayacağım ve her zamanki gibi ustalara danışacağım.
Ahşap gemi modelciliğine başlarken öncelikle ustam ve aynı zamanda eniştem Sn. Ahmet Cengiz Dumlupınar’ın dediği gibi doğru yerden başlamak kilit önem taşıyor. Yapma ihtimalinizin olmadığı bir model ile başladığınızda ve sonunu getiremediğinizde belki de modelcilik dünyası iyi bir modelciyi kaybetmiş oluyor. Bunu en başta kendinize yapmamanızı tavsiye ederim.
Ve sabır… Sabır bu işin en önemli unsuru. Uzun uğraşlar, ince ayrıntılar, günlerce bitmek bilmeyen macun, zımpara, gövde sarım işlemleri, boya yaparken karşılaşılan sorunlar, hatta günlerce uğraşarak geldiğiniz noktayı yanlış bir uygulama ile tekrar başa sarmak ve daha nice uygulama. Sabrı getiren sevgidir. Eğer sevmiyorsanız sabır gösteremezsiniz. Sabır gösteremezseniz iyi bir modelci olmak bir yana başladığınız hiçbir modelin sonunu da göremezsiniz. Bu işe başlarken öncelikle karar vermeniz gereken şeylerden biri de nasıl bir modelci olmak istediğinizdir.
Ancak "yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var” demiş şair. Benim de şu kısacık modelcilik hayatımda öğrendiğim, bitti dediğim yerden defalarca yeniden başladığımdan "hiçbir modelin bitmeden bitmediğidir.